Son dakika: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca son durumu açıkladı! Can kaybı 1769'a yükseldi

Bakan Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde Bilim Kurulu üyelerinin video konferansla katıldığı Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi.

"Yeni tip koronavirüsün 38 gündür Türkiye'de olduğunu" ifade eden Koca, "Sizden isteğim şu; hazır bu mücadele yoluna girmişken tedbirleri eskisinden çok daha sıkı tutun, virüsü sokaktan alıp evinize taşımayın. Evinizde kalın, kendinizi koruyun, sevdiklerinizi koruyun. Sosyal mesafe, izolasyon kuralına uyun." diye konuştu.

Sokağa çıkmayanların bu mücadelenin görünmeyen kahramanları olduğunu dile getiren Koca, boş sokaklar, boş meydanların her gün yeniden verilen bu savaşın kazanıldığı alanlar olduğunu söyledi.

Filyasyonun salgın hastalık tedavisinde öteden beri bilinen bir yöntem olduğunu belirten Koca, salgın hastalıklarda ilk olarak hastalığın yayılmasının önünü kesmenin amaçlandığını, yayılmanın önü kesilmediği takdirde sadece tedaviyle sonuç alınamayacağını anlattı. Bakan Koca, "Filyasyon çalışmalarını Türk kamuoyuna yeni duyurmuş olsak da aslında ilk vakadan beri titizlikle yürüttüğümüz bir uygulama bu. Virüsün ülkemize girişini geciktirdiğimiz süre içinde bunun hazırlıklarını tamamladık." ifadesini kullandı.

İlk vakadan hastalığın bulaştığı kişileri gösteren bir şema paylaştığını anımsatan Koca, "İşte bu şema her vakamız için tek tek çalıştığımız filyasyon çalışmasının bir örneğiydi. Bugüne kadar filyasyon yapılan temaslı kişi sayısı 322 bin 754 oldu. Filyasyon oranımız yüzde 97,5'a ulaştı." bilgilerini verdi.

Saha ekipleri tarafından yapılan tüm işlemlerin Bakanlığın bilgi sistemleriyle elektronik olarak takip edildiğini belirten Koca, özellikte temaslılara ulaşma oranlarının ve sürelerinin yakından izlendiğini bildirdi. Koca, "Bu sayede filyasyon başarımızı sayısal olarak ölçebiliyor, merkezden açık olan noktaları tespit edip bu noktalarda alacağımız fazladan tedbirlere karar verebiliyoruz." dedi.

Bakan Koca, ilçe sağlık müdürlükleri ve toplum sağlığı merkezi hekimleri, diş hekimleri ve diğer sağlık personelinin bir yandan enfekte vakalara ulaşıp onların tespitini kolaylaştırdığını, diğer yandan gözetim altında tutarak hastanelerin üzerinde oluşabilecek yükü azalttıklarını bildirdi.

"ERKENDEN TEDAVİNİN ETKİSİNİ SOMUT OLARAK GÖRDÜK"

Türkiye'nin bulaşıcı hastalık mücadelesinde geçmiş tecrübelerinin göz ardı edilemeyeceğini, bunun gerçekleşmesinde güçlü bir sağlık sisteminin, entegre yaygın birinci basamak sağlık örgütlenmesinin ve gelişmiş bir sağlık bilgi sisteminin rolü olduğunu anlatan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlara sahip olmamız bizim büyük şansımızdır. Bugüne kadar sağlığa yapılan yatırımların ne kadar yerinde olduğunu toplum olarak bir kez daha test etmiş olduk. Vakalara erken müdahale, mücadele stratejimizin bir diğer önemli yönünü oluşturmaktadır. Daha önce Çin'den gelen bilgilerin aksine kendi tedavi algoritmamızı oluşturarak vakalara erkenden ilaç başladık. Sosyal güvenceye bakmaksızın tüm hastalarımıza ilacı ücretsiz olarak ulaştırdık. Özellikle filyasyon sonrası aile hekimlerimizce takibi yapılan ve belirti ortaya çıkınca erkenden hastaneye yönlendirilen hastalarda başlanan tedavinin etkisini somut olarak gördük. 65 yaş üstü komorbid, yani alt hastalığı olup kendisi başvurarak hastaneye yatan vakalarda yoğun bakım ihtiyacı yüzde 11'ken filyasyon sonrası takip altında olup erken tedaviye başlananlarda yoğun bakım ihtiyacı yüzde 4 oldu. Aynı şekilde bu yaş grubu hastalarda entübasyon ihtiyacı yüzde 5,71'den yüzde 2,43'e düştü."

Erken tedaviye başlamanın bir başka somut sonucunun da hastalığın zatürreye dönüşme hızındaki değişme olduğunu belirten Koca, "Diğer ülkelerden edindiğimiz bilgilerin aksine Bilim Kurulumuzun görüşleri doğrultusunda tedavi algoritmamızı değiştirip erkenden ilaç tedavisine başlamamız sonucunda hastalarımızda zatürreye dönüşme hızı büyük oranda düşmüştür. Bu, doğal olarak yoğun bakım ve entübasyon sayılarımıza yansımaktadır." diye konuştu.

Evde izolasyonun bazı somut sonuçlarını da paylaşan Koca, 65 yaş üstündekiler ve gençlerin sokağa çıkma kısıtlaması sonucunda ileri yaşta pozitif vaka sayısında belirgin azalma görüldüğünü bildirdi. Koca, 65 yaş üstü sokağa çıkma kısıtlamasından önce vakaların yüzde 35'ini 65 yaşından büyüklerin oluşturduğunu, kısıtlamadan sonra bu oranın yüzde 18'e düştüğünü söyledi. 65 yaş üstü ve komorbid hastalığı olanların en büyük risk grubunu oluşturduğunu anımsatan Koca, "Evde kalmaya mecbur bırakılmanın çok kolay olmadığını biliyorum ama bunun sonucunu görüyor ve bu tedbirlerin ısrarla uygulanmasını talep ediyoruz." ifadesini kullandı.

Hastanelerde sağlık personelinin aynı hızla ve aynı gayretle görevlerine devam ettiğini dile getiren Koca, "Buna rağmen hastanelerimiz üzerine gelen yükte bir yavaşlama olduğunu sahada da görebilirsiniz. Bir yandan filyasyon ile yaygın tarama programları, diğer yandan gittikçe artan test sayılarımız neticesinde, vaka sayımızda artış devam etmektedir ancak bu artış hızının düşmekte olduğunu görüyoruz, önümüzdeki günlerde plato oluşturması şaşırtıcı olmayacaktır. Günlük hastaneye yatan hasta sayımızdaki düşüş de grafikte görülmektedir." diye konuştu.

"TOPLAM TEST SAYIMIZ 558 BİN 413 OLDU"

Vaka tablosunu da paylaşan Koca, "Bu saat itibarıyla bugün sonucu çıkan 40 bin 270 testle birlikte toplam test sayımız 558 bin 413 oldu. Bugün eklenen 4 bin 353 yeni vaka ile toplam vaka sayımız 78 bin 546'ya ulaştı. 1542 hastamız iyileşti. Toplamda Kovid-19 hastalığını yenen 8 bin 631 vatandaşımız oldu. Artan test sayımıza rağmen artış hızımız azalıyor. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımız azalıyor. İyileşip taburcu olan hasta sayımız hızla artıyor." dedi.

Türkiye'nin diğer ülkelerden farklı olduğuna dikkati çeken Koca, şunları kaydetti:

"Hastanelerimizin çok yoğun olduğunu düşünüp belirtilerinizi göz ardı etmeyin, başvurun. Size hizmet verecek güce, şartlara sahibiz. Tedavi için geç kalmayın. Geç kalmanız akciğer iltihabına yol açabilir, yoğun bakım ve entübasyon desteğini zorunlu kılabilir. Halen yoğun bakımda olan hastalarımızın şikayeti olduğu halde geç başvurmuş kişiler olduğunu unutmayın. Biz bir İspanya, bir Amerika değiliz. Hastalığa erken müdahale etme imkanlarımız, klinik şikayeti olan hastamızla ilgilenme gücümüz var. Teşhis konan biri ile temasınız olmuşsa hiç vakit kaybetmeyin.

Tarihte toplumları tehdit eden hastalıklar ve kargaşa zamanlarından kalma evrensel bilgelik dolu bir öğüt vardır, bu öğüt, bugünlerde bilim insanlarımızın sizden talep ettiği şeyin aynısını söyler. Bu öğüt der ki 'Kaygı, kargaşa yatışana kadar evinize çekilin, hayat durulana kadar evinizde kalın, sükunetinizi koruyun'. Bu öğüdü şöyle de özetlemek mümkündür; evinize çekilin, kendi dünyanıza çekilin, eviniz düşündüğünüzden daha büyüktür. Bilimin sizlerden istediği irfanın telkin ettiği şeydir. Tedbirlere uyması biraz zor gelebilir ama ödülü büyük olacaktır. Bu ödülleri bugün uyduğumuz tedbirlerle kazanacağız. Ödül sağlık, ödül sevdiklerimizi hayatta tutmak."

Denizli, Eskişehir ve Erzincan'daki durumu da harita üzerinden paylaşan Koca, bu şehirlerin seçiminde herhangi bir risk unsuru, öncelik farkı olmadığını, ülkenin çeşitli bölgelerinin fotoğraflarını yansıtma amaçlı olduğunu dile getirdi.

Sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik teklifin TBMM'de grubu bulunan tüm partilerin mutabakatı ile gündeme alınıp yasalaştığını belirten Koca, sağlık çalışanlarını şiddetten korumaya yönelik bugüne dek en kapsamlı yasanın çıkmasında katkısı olan tüm vekillere sağlık çalışanları adına teşekkür etti.

SON 24 SAATTE 126 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Öte yandan Bakan Koca, Twitter hesabından Türkiye'deki günlük koronavirüs tablosunu paylaştı. Buna göre, son 24 saatte Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 126, toplam vefat sayısı 1769 oldu.

tablo

Koca, paylaşımında "İyileşen hasta sayımız yakında 10 binin üzerine çıkacak. Yatan hasta sayısı ile taburcu edilen hasta sayısı arasında denge oluşmuş durumda. Vaka sayısı artış hızı beklediğimiz şekilde azalıyor. İki gücümüz var: Tedbir, tedavi. Gücümüzü kullanalım." ifadesini kullandı.

tablo2

tablo3

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI 23 NİSAN İLE BİRLEŞTİRİLECEK Mİ?

23 Nisan Perşembe ve Cuma gününün de hafta sonuna eklenip sokağa çıkma yasağı uygulanması bugün gündeme gelmedi, haftaya gündeme gelebilir.

"DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ'NÜN TÜRKİYE İLE İLGİLİ HİÇBİR SORUNU YOK"

Testi daha sonra pozitif çıkanlar varsa ilave ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün Türkiye ile ilgili hiçbir sorunu yok. Sorun olduğunu söyleyenler direktörün açıklamasına baksınlar. Bizim ölüm oranlarını, ölüm rakamlarımızı ne kadar şeffaf yaptığımızı belirten açıklamaları da oldu. Dünya Sağlık Örgütü PCR testinin yapılamadığı ülkeler için olabilecek bir kod, PCR testi yapan ülkelere ikinci bir kod veriyor. Bu anlamda hiçbir sorun yok. DSÖ bizim yaptığımız çalışmaları, bildirimleri takdirle anıyor. Biz hekimlerimize, sağlık ordumuza güvenelim. Ölüm sayılarımızdaki düşüş tedavideki farklı yaklaşımı, yoğun bakımdaki pratik uygulamız, sağlık çalışanlarımızın bu noktada farklı olduğuna inanalım. Bunu da dünyaya yayınlarla göstermek istiyoruz.

"YENİ BİR DALGAYA İZİN VERMEMELİYİZ"

Önümüzdeki 1 hafta 10 gün içerisinde bir pik noktasına erişebileceğimizi görüyoruz. 2 haftalık bir plato döneminin olacağını biliyoruz. Dünyadaki örneklere göre devamındaki 2-3 hafta içinde düşeceğini görüyoruz. Yeni bir dalgaya izin vermemeliyiz.

(Hayat ne zaman normale döner?) Tedbiri asla elden bırakmamalıyız. Süreci Bilim Kurulu'nun da yaklaşımıyla şeffaf bir şekilde aktarmaya çalışıyorum. Rakamları hepimiz net bir şekilde biliyoruz. Önümüzdeki 1 hafta 10 gün içinde bir 'pik' noktasına erişebileceğimizi görüyoruz. 2 haftalık bir plato dönemi olacağını biliyoruz. 2-3 hafta içinde de düşeceğini biliyoruz. Bunlar bizi rahatlatmamalı, tedbiri elden bırakmamalıyız. Bu mücadelede çok önemli 3 unsur var; 1 vakayı tespit edip filyasyon taramasını yapabilir olmak, hızla tespit. 2 tedavide çok güçlü olabilir olmak. 3. bacağı ise izolasyon, izolasyon, izolasyon. Bu sağlanabilirse yeni dalganın oluşumu önlenebilir ve hayat erken dönemde normale döner diye düşünüyoruz.

"20-65 YAŞ VATANDAŞLARIMIZA ÜCRETSİZ MASKE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Maske konusunda vatandaşımıza bu dönemde, sayın Cumhurbaşkanımızın da talimatı biliyorsunuz, ücretsiz verilmesini istiyoruz. Vatandaşımıza bir kod vererek eczanelerden temini yolunu tercih ettik. Kendilerine mesaj gelmeyen, telefonu olmayan, kaydı olmayan kişiler de eczaneye müracaat ettiğinde kimlik doğrulaması sonucu yeniden bir kod verilme durumunu da sağladık. 20-65 yaş vatandaşımıza ücretsiz maskeyi vermeye devam ediyor olacağız.

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ
Anahtar Kelimeler:
Koronavirüs Son Dakika
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
https://www.e-ravza.com/
boris volfman
evden eve nakliyat
Evden Eve Nakliyat  Eşya Depolama Evden Eve Nakliyat Vp Satın Al